25/10/2008 ·

ŞİİRLERİM...

                                                                    ŞİİRLERİM


TÜRKÜLER
Umut dolu türküler beni bekler
Notaları tellerime değmesini bekler
Tellerden çıkan türkü kokusu yüreğime işler
Mızrabımdan vurulan türküler sevdama inciler

Sevdam bana ben sevdama tapar
Ortaya türkü dolu nağmaler çıkar
Sana söylemek isteğipte söyleyemediğim
Sevda dolu TÜRKÜLER doğar

SÖZ: Eray YAYAR





TURUNCUNUN HOŞNUTLUĞU
Gözlerinde turuncuya olan o sevgi
Alır götürür beni buralardan
Cıvıl cıvıl eser içinde
Hoşnutluğu boyanmış o renkte

Gökyüzünde eşsiz güzelliğinde
Dans edip bekler bulutlar
Salınmış yaylaların ardından
Acımazların görkeminde

Azgın suların azdığı gibi
Pişmanlık sarar dört bir yanımı
Açılın kapılar sana
Hiç ummadığın bir zamanda.....

söz: Eray YAYAR





ELİNİ VER ELİME
Elibi ver elime gİdelim DERSİME
Buradan yaranmaz bize
Sakın kimse bakmasın gülüme
Seni nakış gibi işlemişim kalbime

Her gece girersin düşüme
Sensiz neler geldi başıma
Dünya bir yana sen bir yana
Seninle beraber giderim ölüme

Yanlız sensiz giden hoşuma
Doyamadım o güzel aşkına
Senin adındır dolanır dişime
Elini ver elime gidelim DERSİME

söz: Eray YAYAR





Sıladan bir haber var gurbet ele
Dediler yarın yar oldu ellere
Dağlar dağlar yüce dağlar
Şu derdimi söyleyin kim anlar

Yar durur köprü başında
Kim güle kim ağlaya
Yar gönlümü ben sana
Bağlamışım bağlamışım

Gülmez oldu yüreğim yardan ayrılalı
Zor gelir yiğide böylesi ayrılık gayrı
Felek çoktan yazmış fermanımı
Elden gelmez bişe fayda ne çare

Zalım kız gönlüm sende
Mevlam bana ömür vere
Dert bende derman sende
Bu derdi kime söyleye

Neden gönül gözün yaslı
Ardından ağlatanın mı vardır
Gurbet elde kaldın mı tek başına
Gelir aklına bir ana bir de yar

Ge bir öpem yanağından
Kovma beni yatağından
Kurtulamam şu nazından


Eray






Deli Gönlüm


Sus deli gönlüm sus
seni dinleyen olmaz
sesini duyan anlamaz
seni seven bulunmaz.

Belki bir gün bir yerde
karşına çıkacaktır
senin halini anlayan
sevgine sahip çıkan.

Sen sus ki çözülsün kader
değişsin gecen günler
durmuş olan o saatler
güler belki ağlayan gözler.




Dert


Işık hızında akıyor zaman
Getirdiği dert pek mi pek yaman
Hiç vermiyor ki insana aman
Boşuna dertsiz bir kul araman



Hadi Dön Artık Ne Olur
Ağlıyorum yalnızım
yanıyorum sensizim
sensiz gecen günlerime isyan ediyorum
Hadi dön artık gülüm ne olur

Sevgi nedir sende buldum
Aşk nedir sende gördüm
her gün her gece seni düşündüm
Hadi dön artık son çarem ne olur

Sensin beni deli eden
iki gözümü kör eden
Aşkın kanununu çiğneten
Hadi dön artık Bir tanem ne olur

Canim canından çıkacak
Neredeyse kıyamet kopacak
Sevdan beni çıldırtacak
Hadi dön artık canim ne olur



YAR CESMEYE GIDER SIRALANIR KOCA DAĞLAR
OMZUNA TESTIYI CEKER BİR ADIM AYRILIKTIR YAR
BIR BAKISI ÖMRE DEGER HASRETİN İÇİMDE BÜYÜR
YAPAMAM SENDEN AYRI YAR SENSİZ GECEN ZAMANLAR

SULAR AKAR BUZ AKAR GURBET YOLU TOZLU DUMAN
SIRALANIR BÜTÜN KIZLAR GEÇER GÜNLER GEÇER ZAMAN
YAR DURUR BİR BAKAR ŞİKAYETİM KOCA DÜNYA
BENİ BANA BAĞLAR GECEN GÜNLER OLDU YALAN

TABİBLERE NE GEREK VAR NOLDU FELEK SÖYLE NOLDU
BU DERDİN DERMANI SENSİN YAR SEVEN GÖNÜL SEVMEZ OLDU
OLAMAM SENDEN AYRI GAYRI ŞİKAYETİM KOCA DÜNYA
OLAMAM SENDEN AYRI YAR GÖNÜLDE ACAN GÜLLER SOLDU

 

ERAY

 

 

BU OVA CUKUROVA YİNE GÖZLERİM YASLI
BAĞLARINDA ERİK ELMA ARAR SENİ ANAM
KARSIDAN GELEN YARMOLA VER ELİN ÖPEYİM
KURBAN YARİN BOYUNA BUGÜN GÜNLERDEN BAYRAM

SALLANSIN AL MENDİLLER
OYNASIN YAR SEVENLER EMEKÇİ
YAR SEVENİ OLMAYANLAR
DARISINI BEKLERLER

 

ERAY

 

 

 

KARLI DAĞIN EKSİK OLMAZ MI KARI
EKSİK OLMADI GÖZÜM YASI
YARDIR BU DERDİN İLACI
BEN YANARIM YÜREK YANA

SEVDANDAN OLDUM DİVANE
ŞİMDİ OLDUM BİR VİRANE
HASRET BÜYÜTTÜM SEN YARA
BEN YANARIM YÜREK YANA

YARALI GÖNÜL YARALI YAR YÜZÜN GÖRMEZMİYİM
KADERİMMİŞ KARALI HABERİN ALMAZMIYIM
YARİN SESİ DUYMAZ OLA HER GÜNÜM ZULÜM OLUR
BEN YANARIM YÜREK YANA BEN YANARIM YÜREK YANA

 

ERAY

 

SUÇ MU BANA GÜZEL YARİM ŞİRİN YARİM
NEREDE
AYRILIK ZULÜM BANA KAR ERKEN İNER SILAYA
ZULMETME GEL YANIMA ŞU GÖNLÜMDEKİ YARAYA
SENİ SEVMEK
SİN GEL SEVDİĞİM DERMAN OLASIN YARAMA

OY SEVDİĞİM ZALIM SEVDİĞİM ÇABUK YETİŞ BOZATLI HIZIR
ZİYAN OLDU GÜNLERİM CAN DÜŞTÜ DERMAN BAŞA
CAN YARİM SENİ ÖZLERİM GURBET ELDE TEK BAŞIMA
NEREDESİN GEL SEVDİĞİM DERMAN OLASIN BANA

DAĞLAR AŞILASI DAĞLAR DERT EKLEDİM DERT ÜSTÜNE
SEN YERİNE GELİR KAR YARAM BÜYÜK ŞU GÖNLÜME
BİR DAHA GECER BAHAR GELİP DERMAN OLSUN DİYE
NEREDESİN GEL SEVDİĞİM SESLENİRİM NAZLI YARE


ERAY

 

YALÇIN DAĞLAR KARLIDIR BİR KUŞ OLUP GİRSEM YARİN BAĞINA
BENİM YARİM NAZLIDIR YAĞMUR OLUP YAĞSAM SIRMA SAÇINA
KARLI DAĞLAR ARDINDA KURBAN OLAM YARİN GÖZÜN YAŞINA
NAZLI YARİM VARDIR CAN YARALI CANANIM

NAZLI YARİN ADI NAZLI BÜLBÜL DALINA BAYKUŞ KONMUŞ
GEL GİDELİM BİZE BAZI TUTTUĞUM ELLER YALAN İMİŞ
ŞU KARLI DAĞIN ARDI SENİ GÖREN GÜLLER SOLMUŞ
YÜCE HASAN DAĞI CAN YARALI CANANIM

OY HASAN DAĞI OY KARLI DAĞLAR VAR ARAMIZDA
VER BANA GÜZEL YARI OY YORULDUM GÖNLÜMDE VAR BİR YARA
AKŞAMLAR KARALI OY GEL BUL BU YARAYA BİR ÇARA
GEÇMESİN BÖYLE GAYRI CAN YARALI CANANIM

 

ERAY

 

 

 

ALMALI YAZMA GÜZEL OLUR YARİME
KURBAN OLAM SÜRMELİ GÖZLERİNE
YAKIŞMADI BU AYRILIK İKİMİZE
OY YARİM NAZLI YARİM

BU GÖZLER YOLUNU GÖZLER
YALAN OLDU GEÇEN GÜNLER
SENİ SEVEN ÖLÜR GİDER
OY YARİM NAZLI YARİM

AÇTIN GÖNLÜMDE BİR YARA
DERMANI BULUNMAZ NE ÇARA
YANDI GÖNÜL YAR AŞKINA
OY YARİM NAZLI YARİM

ERAY

 

BİR DELİ SEVDAYA DALDIM AÇAR MI YARALI GÜLLER
YANDIM ATAŞINA YANDIM ÖTER Mİ DERTLİ BÜLBÜLLER
BİR GÜLÜŞTÜ Kİ KANDIM ÇALAR MI SIZLAYAN TELLER
YANDIM HA YANDIM GÖNÜL YARİ SÖYLER

AÇAR MI YARALI GÜLLER CAN YANAR YARİM SANA
ÖTERMİ DERTLİ BÜLBÜLLER EREMEDİM MURADIMA
ÇALARMI SIZLAYAN TELLER ÖMRÜM GEÇTİ YAR YOLUNA
GÖNÜL YARİ ÖZLER GÖNÜL YANAR YAR AŞKINA

YAZ BAHARIMDI KIŞ OLDU AÇAR MI YARALI GÜLLER
AÇAN GÜLLERİM SOLDU ÖTERMİ DERTLİ BÜLBÜLLER
YAR BENİ YARSIZ KOYDU ÇALAR MI SIZLAYAN TELLER
YANDIM HA YANDIM GÖNÜL YARİ GÖZLER

ERAY

 

en iyisi ölmeli
hem öyle bi ölmeliki
mezarına bile gelmeli
son şiirimi ezbere bilmeli
ve sevdiğimi bilmeli

sonra ağlamalı içi yanmalı
çok değil ama iki damla da göz yaşı dökmeli
bulutsuz bi havada ölmeli
kuytu olmasın ama bir köşede ölmeli
karanlıkta ama yanlız ölmeli

ve yıldızlar ağlamalı bu gece
güneş küsmeli
hem de öyle bi küsmeliki
doğmayı reddetmeli
dünya durmalı
durmayanı yumruklamalı

en iyisi bu gece ölmeli
yarın sabah olmamalı
son kez rüya görmeli ve öyle ölmeli
toprak ıslak olmalı
gözyaşları yağmura karışmalı
sonra anlamalı
ve adımı birdaha anmamalı

 

ERAY

 

 

DERSİMİN KIZI

Yürüyordumve hep yürüdüm
tomurcuk açan sokaklarda
içimdeki aşkı arıyordum
yürek yangın her yanım ateş
yangınlar içinde yürüyordum
titrek lambaların ışıltısı korkutmuyordu
ve hiç aldırmadım sokağa düşen gölgeleri
DERSİM gibi içli dalsın ve asi arsızlığımla yürüyordum
karanlığın gülümseyen köşesinde
gelecek zaferin ışıltısı vardı gözlerinde
inanç ısrar güven parıltısı
dağ dağ,kent kent,sokak sokak durmadan bıkmadan
her aradım DERSİMLİ KIZIN sıcak ve uzak gözlerini
o uzanırdı , o uzandıkça ben yürürdüm
memleketimin öteki yakasına
ağrısını çektiğim DERSİME
saçlarında menekşe,nergis,kekik kokusu eserdi
bahar gecesinde düşen çiğ damlasıyla ıslatırdı yüzümü
incitmeden,ürkütmeden dokunurdu
Ahhh tam buraya...yüreğimin sol yanına...
saçlarından mor dağların rengi düşerdi yüzüne
sevda sevecenliğinin yumuşaklığında sığınağım olurdu DERSİMİN KIZI
sıcaklığında ta uzakları görürdüm
karşısında oturur bakardım
en güzel yeri dudaklarından öper
iki munzur dağı yapardım
onlardan şarap içer ovalara akardım
MUNZUR gibi süt beyaz düşlerimle akardım
durmadan çılgın ve delirircesine
tutuşmuş fırtınanın kavganın sürüveniyle akardım
ama ne bir ahh ne bir aman yazılı değildi DERSİMİN KIZI
SICAK VE UZAK GÖZLERİNDE....

 

ERAY

 

 

 

MUNZUR



Munzur kar borandır
Toprağı donuk
Cemre mayası düşmüştür
Öpüşmüyordur şimdi
Güvercinler
Ağaçları yorgundur
Kayaların sabırları
Çatlamıştır yanlızlıktan
Munur yücedir
Sevdamızdan büyük
Ar namustur
Pir ü paktır
Zalime kapalıdır kapıları
Açmaz gürzülerle dövsende
Yaradır munzur
Yüreğimize saplanmış
Hançer
Gönlümüze zula ettiğimiz
Ekmeğimize katıktır
Suyu
Dosttur munzur
Açar yiğitlere kanadını
Alır koynuna
Uyutur dizlerinde
Yar gibi
Hırçındır munzur
Her mevsimi kavgadır
Hiç ele vermez
Emanet ederken
Canımızı

 

ERAY

 

BİR NEHRİN TÜKENİŞİ

hasretin kan çanağı gözlerinde oturuyorsun
seni soruyorum
hiçbir şey bilmiyorsun

hep bir çağlayan gibi senin sevdana aktım
sen ise sularını kaçıran bir nehir gibi uzaktın...

tükenişi bir aşkın
bir nehrin tükenişine benzer
ne deniz olabildin
ne nehir kalabildin...

kendin ol
kendin ol
sen buysan başkası ol!

buysan kederden öleceğim
başkası olursan da kimi seveceğim?

/ne diyarbakır anladı beni ne de sen
oysa ne çok sevdim ikinizi de bir bilsen


ERAY

 

ÇOCUK OLMAK ŞU DÜNYADA
YAŞAM ÜZERİNE OYUNLAR KURMAK
SEVGİYE DAİR DÜŞLERİN ÇOCUKSU ÇIRPINIŞLARINI
HİSSETMEK AVUÇLARINDA
AŞKI BİLMEDEN AŞIK OLDUĞUU SANMAK
COŞARCASINA KOŞMAK,KIRLARA BAYIRLARA
SEK SEK OYNAR GİBİ ZIPLAMAK DÜŞLERİN ÜZERİNDE
AZAR İŞİTMEMEK İÇİN MIZMIZLANARAK
ISPANAĞIN DEMİRLERİYLE BÜYÜMEK
KOSKOCAMAN OLMAK
VE SONRA KÜSMEK İSTER GİBİ
SIRT ÇEVİRMEK HAYATA
YALAN OLAN HERŞEYE..

 

 

ERAY




ben gözlerinin şairiyim


ben gözlerinin şairiyim
güllerin sümbüllerin değil
riyakâr gönüllerin değil
ben sevdaların şairiyim

ben aşıklarından biriyim
bakışlarında hep kavrulan
külleri aleme savrulan
ben yangınların şairiyim

ben gözlerinin esiriyim
tek sensin unutamadığım
bir kerecik tutamadığım
ben ellerinin şairiyim

ben yoluna güller sereyim
sen bir kez gül gülümse yeter
sen bir tatlı söz söyle yeter
ben dillerinin şairiyim

ben yalnızlığın şairiyim
ne vaslını ne firkatini
istemiyorum bedenini
ben gözlerinin şairiyim



 

 

Mazi İle Sohbet


 Yaslandım geçmişime,
Anılarımla beraberim...
Hatalarım var, sevaplarıma karışık!
Sevaplarım da var ki hatıranla barışık...
Ellerimiz terlerdi ya hani?
Soğuk mu soğuk rüzgarlar
Saçlarımızı yalarken rıhtımın en başında...
İçimizin sıcaklığı deli rüzgarlara inat..
Sanki değmezdi bize rüzgarların esmeleri
Sanki; sakınırdı
Aşkınla titreyen yüreğime dokunmaya;
Yıkılmasın yüreğim, ayrılmasın ellerinden
Ellerim der gibi...
Dalından kopmuş,
Kuru yapraklar gibi salınıyordun ya hani yüreğimin üzerinden
Taa yüreğimin derinliklerine, bir kuğu zerafetinde
Gözlerimiz yabancı gibiydi, ellerimizin sıcaklığına inat...
Yüreklerimiz; çağlayanlar misali kabarık
Okyanusların dev dalgaları gibi heybetli
Fakat;
Bir martının ürkek bakışlarına kardeş
Geleceğe ümitle atıyordu ya hani?
Şimdi yine o yerdeyim..
Sensizliğin yorgunluğu sarmış ruhumu...
Hala daha kokunu hissettiğim yerlerde geziyor yaşlı gözlerim....
Anılarım, düğüm attı boğazıma
Lime lime yırtıyor, sensizlik dolu geleceğimi
Yanında iken bana değmeyen rüzgar,
Şimdi bana düşmanca vuruyor bak...
Gözlerimden akan kor gibi yaşlar
Göğsüme bir hançer gibi saplanıyor bak...
Her damlasında sen varsın hâlâ,
Bir tane düşerken sensizlikle yanan bağrımın üzerine
Yenisi boşalıyor gözpınarıma eskisinin yerine...


 

Efendiyiz
 
Umudumuz sarı öküzün boynunda bir yara.
Ekmeğimiz kıraç toprakların koynunda.
Bir sarı başak.
Aşımız bir kuru soğan.
Bir pişim patates
Bir sahan bulgur.
Sevdamız bir kara somundur
Tüter sımsıcak.
Öksüzüz,kimsesiziz,yetimiz
ve biz bu milletin efendisiyiz.
Hasretimiz,küçücük camlarında evlerin
Bir çift kara göz.
Dostumuz sokaklarda bir köpek,
bir kedi...bir kaç tavuk.
Ve hayvan pislikleri
Orta yerlerinde köyümüzün
Bir sıfat gibi adımıza.
Gurbete yolumuz çok,
Yolcumuz da.
Kasabamıza bile hep hasretiz oysa.
Hasretiz okula,öğretmene
Hasretiz yola,suya,elektriğe
ve tümden yaşamaya hasretiz.
İşte biz milletin efendisiyiz.
Ekmeğimizdeki diş izleri,
Çorbamızdaki kaşık izleri,
Toprağımızdaki tırnak izleri,
Onlar bey-efendilerin.
Biz milletin efendisiyiz.
Ama nasıl oluyorsa
yıllardır..
Geçtik efendilikten.
Karın tokluğuna
Köleliğe bile fitiz.


 


Elveda
 Elveda deyip hayatından çıkmayı
senin kadar kolay söyleyemedim
arkamı dönüp gitmeyi
senin gibi beceremedim
başka çarem kalmasa da bu aşk için
yaşadıklarıma saygımdan
gözlerine bakarak
dinmeyen fırtınalar ardından
fısıltıyla gelen en sözüm olur ELVEDA


 


 Eylül Ekim Arası 
 


Eylüller hep böylemi olur!
insanlar haftasını geçmiş ekmek gibi,
yazdan kalma bayatlık,yorgunluk.
Muhasebe defterleri hep eylüldemi
tutulmaya başlar gönül mizanında!?
Eylül zorlu kışın habercisimi,
Yoksa sevdaları bozan bir kara kedi mi?
Buhranlı vakitlerin yoğunlaştığı bir an,
Sevgiye hasret gönül kölesinin,
hürriyetten kaçmak için
Pranga anahtarını denizin derinliklerine
Attığı çalkantılı bir an.

Masum gönüllü,temiz kalpli
İsmi han gibi güzel cennet melekleri
Uğruna ser veren gönül hakanlarının kalbini
Nasılda acıtarak koparıyorlar eylülün son akşamında.

Eylül de güneş farklı mı doğar hep,
Benden öncede olduğu gibi?
Bunları bilemem ama,
Eylül ekim arası beni aldı..götürdü..
 

 

 

SEVGİ

 

titreyen ellerle yazılmış şiirler
getirdim sana,
bir yürek dolusu şiir
şairin aşkı bu olsa gerek
şairin aşkı
şiir gibi
senin için şarkılar söyleyen
dağların eteklerindeki
dağçiçekleri kokan aşk
şairin aşkı

bir yaz gecesi tenimi yandığı
ve güneşin
siteminden olsa gerek
geç doğduğu,
yağmurun inat etmişçesine yağmamaya
direndiği
doğrudur
seni görmediğim ya da
duymadığım günlerde sesini..
doğrudur bu koca dünyayı
senin üzerine kurmuşluğum
doğrudur, yatağımın altındaki
şiir defterimin seni beklediği
belki benden daha derin bir hasretle..

doğrudur bu şiiri kimsenin okuyamayacağı
belki senin bile
ama bir gece rüyanı çalacağı
ve eski bir radyodan
çıkan alaturka bir şarkı eşliğinde
yüreğine ilmek ilmek
işleneceği...

ya güneşin siteminden
ve yağmurun inadından
ve içinde senin için kurutulmuş bir gül bulunan
şiir defterimin seni beklediğinden çok daha büyük bu sevda?

insan bir kere aşık olmayagörsün
aşık olmak değil de
ömür boyu taşımaya kafi gelecek bir hasreti
yüklenmek demeli..

ben bu şiiri yazdığım
kalemi nasıl kutsal saydımsa yüreğimce
ve bu defteri
ve gökyüzüne yüzünü nasıl çizdimse
öyle sevdim seni
işte böyle sevdim

ölüm artık sadece
senden kopmak demek
seni bir daha görememek
duyamamak sesini
ölüm sadece bulamamak seni
açtığımda gözlerimi

şairin aşkı, bu olsa gerek
şairin aşkı, şiir gibi...





Beyaz Gece

Bir akşam mehtabı getiren bana
Bahçe kapısını açan bir eldi
Gözlerim sevinçle baktı o yana,
Yıldızlar içinde kadınım geldi.

Göğsüme dayadı güzel başını,
Sandım vücuduma doldu o mehtap.
Gözlerimden akan sevinç yaşını
Eritti ağzından içtiğim şarap.




Aşka Beyaz Güller


Ağlama belalım
Ağıtlar yakma
Yürek paralayıp
Can parçalama
Umutları tavana asıp
Kadere çatma
Yaşadıklarını kırıp
Olanları ziyan sayma
Sevgiyi bırakıp
Acılara sarılma
Aşkı unutup
Dertlere dalma
Anıları silip
Yarınları sorgulama
Kalan hatıraları yıkıp
Geleceğe volta sallama
Kaçıp gidemezsin
Gelmeyi denememişsin
Olmuyor deyip vazgeçemezsin
Bir daha baştan istemelisin
Ağlamayı ağıtı ahı unutup
Tekrar sevmelisin
İsyan bayrağını yakıp
Başka beyaz güller derlemelisin


 

 

Dost

Bir gece habersiz bize gel
Merdivenler gıcırdamasın
Öyle yorgunum ki hiç sorma
Sen halimden anlarsın
Sabahlara kadar oturup konuşalım
Kimse duymasın
Mavi bir gökyüzümüz olsun kanatlarımız
Dokunarak uçalım.

insanlardan buz gibi soğudum,
işte yalnız sen varsın
Öyle halsizim ki hiç sorma
Anlarsın.

 

 

BEYAZ GELİNCİK

BIR GUN GECERKEN BIZIM EVIN ONUNDEN,
BIR KALABALIK GORECEKSIN KAPININ ONUNDE,
SANACAKSINKI BITANEN EVLENIYOR,
KIZACAKSIN LANETLER YAGDIRACAKSIN BANA,
AMA BIR KAC DAKIKA SONRA ,
BENI BEYAZ GELINLIKLE DEGIL,
BEYAZ KEFEN ICINDE GORECEKSIN....
ANLAYACAKSIN YANILMADIGINI,
BEN DEGIL TOPRAK ANLATACAK,
SANA OLAN ASKIMI,
KURU DALLAR ANLATACAK,
VE DIYECEKKI;
O YALNIZ SENI SEVDI
SENIN OLMADI
BASKASINDA OLMAYACAK...
UZULECEKSIN OZLEYECEKSIN
AMA HEPSIDE BOS
UGRUNDA OLEN SEVGILINI
BIR GUN SENDE UNUTACAKSIN

 

CEYLAN YÜREKLİM

Dün gece seni gördüm yüreğimde
Yaralı ceylan gibi seke seke
Gözlerin parlıyordu turna yüreklim
Canıma can katıyormuş nerden bileyim

Hayat bukadar kolay mı bee?
Çıkmış dağın tepesine
Salı vermiş kendini aşağı sürükleye sürükleye
Hayat bukadar kolay mı bee?

Canını canımdan aldı savurdu
Seher yli gibi yaktı uçurdu
Ama bilki CEYLAN YÜREKLİM
Seni herzaman seveceğim...

Söz:Eray YAYAR

 

KARAGÖZLÜM

BAK KARAGÖZLÜM BAK
BAK GÖZÜMDEKİ YAŞA
AKIP GİDİYOR SANA
SEVDAMIZ YARINLARA

GÜLLER İÇİNDEN GELDİM
BULAMADIM SENDEN GÜZEL
SENSİZ BAHARI NEYLEYİM
BİR SELAMIN BANA YETER

BEN BENDE DEĞİLEM
ADIMA DELİ DERLER
BİLMEZLER SEVDA DEDİĞİN
UÇAN KUŞTAN HABER BEKLER

YARALIYIM SEN YOKSUN
KARAGÖZLÜM SEVDALIM
BU AYRILIK SON OLSUN
KARAGÖZLÜM CANANIM


söz: ERAY YAYAR


 

AL KINALI KUZULAR
GİDER YEMEN ELİNE
GÖZÜ YAŞLI ANALAR
BEKLER YİĞİTLER YİĞİTLER

SÜRMELİLER GÜN SAYAR
YEMENDEDİR YARİ VAR
SÜRMELİNİN GÖZÜ YAŞLI
BEKLER KINALI KUZULAR

GÜN GELİR BAYRAM OLUR
SÜRMELİ DER ALİ M NİC OLUR
BÖYLE OLMAZ AYRILIKLAR
BEŞİKTE YAVRU HALİM NOLUR



 
Merhaba
Ben geldim uzun bir aradan sonra
Hayat ne tuhaf değil mi
Bak kavuştuk gene yıllar sonra
Ben geldim ey yalnızlığım
Seni unutmuştum oysa
Kurtuldum sandım halbuki senden
Gene yanılmışım oysa
Şimdi sıkıysa
Hey yalnızlığım benden bir usansa
Sıkıysa bu yalnızlık bir peşimi bıraksa




Merhaba
Yalnızlık kokan kömür karası gecelerim
Hadi bir kadeh koyda gene eskisi gibi içelim
Eski günlerin hatırına bugün senin misafirin olayım
Bugün beni yorma bugün ben hiç iyi değilim
Sen anlat yalnızlığım sen anlat ben gene seni dinleyim
Dokunma bana şimdi çok berbat bir haldeyim
Gönül bahçemde matemim var
Şimdi acılar içindeyim
Şimdi acele bu dert kurtulmak için içmeliyim


Merhaba
Kadeh şişeleri beni tanıdınız değil mi
Merhaba sana da meyhaneci
Benim eski masam duruyor değil mi
Koy oradan damardan bir şarkı dağıtalım şimdi
Müslüm olsun ferdi olsun fark etmez ki
Yalnız ayrılık anlatan şarkı olsun dağıtalım içimizdekileri
 
 
Gülünmüyor

Yıldızın öptüğü deniz gibi
Usul usul vuruluyorum
Kıyılarına can verip
Sokuluyorum soluğuna

Saçlarımdaki parmakların
Unuttum sanma
Bunca zamanı yormak niye
Bıkmadım da

Ve hiç bilmediğimiz şu koca dünya bile
Seyretseydi bizi bir kere
Döner miydi hâla?

Gülümsüyorum
Kışlıklarımı katlayıp kaldırırken yukarılara
Biliyorum sen kokmayacak yazlıklarımla
Yalnızım yine
Yoruyorum da zamanı iyiye
İyi de nerdesin

Zor ama bak
Gülümsüyorum yine...

Akasyalara bakmakla
Akasya olunmuyor
Gülümsemekle
.....................


İşte....

 

 

BAHAR GÖZLÜM

gitmez hayalin gözümde
kimse bilmez garip halim
hayalin büyür gönlümde
neredesin bahar gözlüm

sen gideli dünya zindan
oldu bana hayat haram
dön gel gayrı dayanamam
neredesin bahar gözlüm

baharda kurudu dallarım
terkedip gitti hayallerim
ben sende ki beni özlerim
neredesin bahar gözlüm



erayyayar
 
 
SILAM

Ne vakit gelsen bana,
Yüreğimin başkentinde ağırlarım seni.

Sözlerin sükuta vardığı yerde başlarım söylemeye.
Yeşermemiş düşler alıp büyütürüm gözlerinde.
Aklımı firardan sorarlar.
Dilimi yüreğime mahkum ederim.

Mecnun çöllerde yerin dibine batar.
Ferhad’ın üzerine devrilir Bedir dağları.
Aslı Kereminden utanır,
Kerem sevdasından.
Ne vakit düşse aklıma gözlerin,
Aşkı yeniden fethederim.

Yüreğinle yüreğimin arasına koyarım cehennemlerini,
Gözlerimle gözlerinin arasına.
Günün doğuşunu senden bilirim,
Güneşin batışını.
Hiçbir kitap öğretemez bana
Ayrılık acısını.

Duaların bittiği yerde silinir ayak izlerin.
Hiçbir canlının ayak basmadığı bir dünya olurum
Ateşinde boğulan.
İki başlı bir ejderha belirir masallardan kalma.
Yedi cehennem ateşinde öfkelidir bana.
Görülmemiş hesaplar arar,
Duyulmamış günahlar.

Sen gelince yedi düvele ulaşır şanım.
Başkentimde bayram ilan olunur.
Tellallar dilimden söylenir Yaradan’a.
Adem’e tüm meyvalar helal kılınır.
Bir Kabe yükselir başkentin göbeğinde.
İlk kurban kanını serer ayaklarına.
İbrahim’e, İsmail’i bağışlanır,
Ve tüm evlatlar babalarına.

Sen gelince SILA’m,
Cehennem intiharını verir
Yüreğimin karasularına.




Hayat Bana Gülmüyor

Hayat acılarla bütündür
Mutluysan bu senin yükündür
Kalbim kırık bilsen kaç parçadır
Dayanılmaz bu acıya
Gözlerim hergün yaşlıdır

Acı veren sensin
Ağlayan yine ben
Söz verdim mi tutarım
Kimse bana inanmaz neden
Hayat böyle işte
Bazen dökülür kelimeler yüreğimden
Hayat bana gülmüyor neden?


 

 

 

 

NEYLEYIM


Gönlümde ince bir acinin derin cizgileri
Vücudum yanlizlidinin sogukluguyla neyleyim
Cekilecek dert degilmis sevda, amma...
Aldin basini gidiyorsun neyleyim.

Yalnizligin mahpusu olmusum ta ezelden
Kollarim caresizlikle kelepcelenmis
Hep Saadet sarkisi mirildanmisim
Huzursuzluk beynime taht kurmus neyleyim.

Aci veriyor bu dert acilarima
Yazdikca agrilar giriyor sancilarima
Ah! diyorum ah, su hasretlik olmasa
Caresi yok ki yazan böyle yazmis neyleyim.

Gurbetlik balyoz ile iner beynime
Tessümün daha dün gibi gözlerimin önünde
Kollarimi yalnizligin boynuna
Sara, sara usandim ama neyleyim.




Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »